Yarım Çekirdek

Bir tanrı öldüğünde, geride bir çekirdek kalır. Kudretinin, alanlarının, hatıralarının sıkıştığı küçük, sıcak bir öz. Çoğu zaman o çekirdek dağılır ve tanrının domainleri sahipsiz kalır.

Hektor'un çekirdeği dağılmadı. Bölündü.

Kimin Yaptığı Bilinmez

Cormana Hektor'un kudretini içti. Ama kudret ile çekirdek aynı şey değildir. Kudret bir tanrının gücüdür. Çekirdek ise o gücün sahibi. Cormana gücü aldı; sahibine dokunmadı.

Yedi yüzüncü yılın son gecesinde, birisi ya da bir şey, Hektor'un çekirdeğini ikiye ayırdı. Kim olduğu bilinmez. Neden yaptığı da.

Bir yarısı Daghisthat'a gitti. Diğer yarısı ise Tenebris denilen o açlığa.

İki Yarı

Daghisthat bunu bilmez. Tenebris de. Kimse onların bir bütünün parçaları olduğunu bilmez. Ama ikisi de, yarım bir yaşam ve yarım bir zihinle, Hektor'un yarım işini yürütmeye devam edebilecek kapasitededir.

Daghisthat ölümü taşır. Hektor'un alanlarından biri. Ama savaşın ve şanın ölümünü değil; ömrün sonunda gelen, sayılmış, adil ölümü. Tenebris ise Hektor'un gölgesini taşır. Bir savaşın ardından geride kalan kederi, acıyı, ümitsizliği.

İkisi yan yana gelse bile Hektor'un yarı kuvvetine ulaşamaz. Bir çekirdek ikiye bölündüğünde, iki yarım bir bütün etmez.

Soru

Neden Daghisthat? Neden Tenebris? Ve çekirdeği bölen el, Hektor'un geri dönmesini mi istiyordu, yoksa hiçbir zaman geri dönmemesini mi?

Bu soruların cevabı başka bir destanın konusudur.