Elementlerin Yarığı

Elemental Düzlemler arasında bir yarık açıldı. Onu açan Eledan'dı.

Dört kardeşin en sessizi, Gardiyan'dan öngörüyü ve dengenin iradesini istemiş, yalnızca öngörüyü alabilmişti. Ve öngörü ona dengenin yokluğunu gösterdi: birbirini yutmak için bekleyen dört element. Eledan dengeyi elinde tutamıyorsa onu doğurmaya karar verdi. Elemental Düzlemler'in kalbine indi ve kendi özünü yardı. O yaradan ham bir enerji taştı. Ne ateş, ne su, ne hava, ne toprak. Hepsi ve hiçbiri.

Enerji uzun zaman şekilsiz kaldı. Sonra bir gün ikiye bölündü.

Bir yarısı su ile havayı aldı ve oturdu. Bora-Poyra oldu. Diğer yarısı ateş ile toprağı aldı ve ayağa kalktı. Sepideh Tando oldu. İkisi ilk andan itibaren birbirine yabancıydı. Biri dinginliği, diğeri kuvveti seçti. Ama ikisi de aynı yarıktan doğmuştu ve ikisi de, yarığın kenarından uzaklaşamadı.

Üçüncü Çocuk

Eledan'ın bir çocuğu daha oldu: Nimue. Yarıktan değil, yarığın kenarında biriken sudan doğan bir ejderha. Eledan ona elementlerin bekçiliğini verdi. Nimue'nin dört çocuğu, dört elementin dört öfkesini taşıdı: ateşte lav ve kül, suda fırtına ve şimşek, toprakta çelik ve kan, havada yanma ve duman. Büyük Gyratus'un dört köşesinde dört ejderha.

Genasi'ler

Yarıktan taşan enerji yalnızca iki tanrı doğurmadı. Yarığın kenarında yaşayan ölümlüler de değişti. Bazılarının derisi alev gibi parladı, bazılarının saçları su gibi aktı. Bazılarının gözlerinde fırtına, bazılarının kemiklerinde taş vardı. Genasi'ler böyle doğdu derler. Bora-Poyra'nın ve Sepideh Tando'nun ölümlü çocukları.

Genasi'ler bugün bile iki tanrı arasında bölünmüştür. Su ve hava genasileri Bora-Poyra'nın meditasyonlarına, ateş ve toprak genasileri Sepideh Tando'nun kuvvetine tapar. İki taraf arasında eski bir rekabet vardır. Ama bir genasi doğduğunda hangi elementi taşıyacağı belli değildir. Bir ateş genasisinin çocuğu su taşıyabilir. Bu yüzden genasi aileleri her iki tanrıya da bir adak sunar.

Dönen Halka

Elemental Düzlemler, Ölümlüler Alemi'nin etrafında bir halka olarak döner. Ateşin yanında su, suyun yanında hava, havanın yanında toprak. Halka döndükçe Materyal Düzlem'e hangi elementin yaklaştığı değişir. Ve bilgeler, bir ölümlünün tutumunun bile bu dönüşe bağlı olduğunu söyler.

Ateş ile toprak bir aradayken düzen gelir; lav soğur, çelik dövülür, kan yerini bilir. Su ile hava bir aradayken de düzen gelir; fırtına yolunu, şimşek hedefini bulur. Bu iki kanunlu çift, yarıktan doğan iki kardeşin elementleridir. Sepideh Tando ateşle toprağı, Bora-Poyra suyla havayı aldı. Belki de yarık, ikiye bölünürken düzeni seçmişti.

Ateş ile su, toprak ile hava yan yana geldiğinde ise ne düzen ne kaos olur. Yalnızca denge. Bilgeler bu anlara nötr der.

Ama halkanın çaprazları başka bir hikaye anlatır. Ateş havaya değdiğinde yanma ve duman, su toprağa değdiğinde çamur ve çöküş. Bunlar kaosun anlarıdır. Ve Bora-Poyra ile Sepideh Tando'nun birbirine dokunduğu her yer, bir çapraz anıdır.

Arada Kalan

Ama yarıktan doğan enerji yalnızca ikiye bölünmedi. Bölündüğü yerde, iki yarının arasında bir boşluk kaldı.

O boşluk ne ateşti ne su. Hiçbir şeydi. Ve hiçbir şey olduğu için, her şeyi istiyordu.

Bilgeler ona beşinci element der. Ozanlar ise ona bir isim verir: Tenebris. Elementlerden doğan üçüncü göksel kudret. Ama o gün henüz bir ismi yoktu. Henüz neyle beslenmesi gerektiğini bilmiyordu. Yalnızca açtı. Ve bekliyordu.