Dhoro ruhlar alemini adil bir hakim olarak yönetirdi. Ama adalet yorucu bir iştir ve en adil hakimin bile bir gün sırtını dinlendirmesi gerekir. Dhoro gözlerini kapadığı o kısa anlarda, Empyrea'nın kapılarını oğlu Dementon'a bırakırdı.
Empyrea, ruhların hükmünü beklediği o uçsuz bucaksız salondur. Tavanı yoktur, ama yukarı bakan hiçbir ruh gökyüzünü göremez. Dementon bu salonun ortasında, taştan bir kürsüde oturur ve önünde açık duran Kül Defteri'ne yazar. Ölen her ruhun adı, oraya ilk adım attığı anda o defterde belirir. Dementon onu okur, tartar, ve babası dönene kadar ruhun hangi kuyrukta bekleyeceğine karar verir. Kendisi hüküm vermez. Yalnızca sıraya koyar. Ama ruhlar bilir ki o sıranın başında ya da sonunda olmak, bazen hükmün kendisinden daha ağırdır.
Cüceler onu kendi kanlarından sayar. Bir cüce öldüğünde ağzına bir demir para konur. Bu, Dementon'a ödenen bir bedel değildir; bir selamdır. Cücelerin inancına göre Dementon o parayı alır, avucunda tartar ve şöyle der: "Hayatın bu kadar ağırmış." Ve ruhu, ataların salonuna en yakın kuyruğa koyar.
Cüce kalelerinin en derin katında, kimsenin girmediği bir oda vardır. Duvarlarında kalenin bütün ölülerinin adı kazılıdır. Cleric'ler yılda bir kere oraya iner ve Dementon'un adına adları tek tek okur. Bir ad unutulursa, o ruh Empyrea'da bir sıra geri düşer derler.
- Soy
- Dhoro'nun oğlu
- Unvan
- Empyrea'nın Naibi
- Alanlar
- Ruhlar aleminin vekaleti, Atalar
- Görünüm
- Cüce
- İbadet edenler
- Cleric'ler, cüceler ve ruhlar
- Kutsal nesnesi
- Kül Defteri