Nefese üçüncü ışık süzmesine ne nefes verdi ne de dokundu. Ona kalbinin geniş salonlarında yaşaması için bir yuva bahşetti. Ve o yuvada büyüyen, Wamuiru oldu.
Wamuiru herkesin sevmesini ister. En çok da kendisini. Bunu bir kusur olarak anlatanlar, sevginin ne olduğunu bilmeyenlerdir. Çünkü Wamuiru'ya göre sevilmek istemek, sevmeyi öğrenmenin ilk adımıdır. Annesinin kalbinde yaşamış olan bir varlık, o kalbin dışında soğuğu hisseder. Wamuiru o soğuğu herkesin kalbinden kovmak ister. Ve karşılığında, o kalplerin bir köşesinde kendine bir yer.
Altı kolu vardır, daha iyi kucaklamak için. Ve her kol, sevgisini paylaşanlara bir armağan sunar:
Birinci kol ilgi verir; görülmeyen, görülür.
İkinci kol bağlılık verir; yalnız kalan, yalnız kalmaz.
Üçüncü kol sorumluluk verir; sevilen, sevdiğine bakar.
Dördüncü kol saygı verir; sevgi, sınırı tanır.
Beşinci kol güven verir; kucaklanan, sırtını döner.
Altıncı kol feda verir; ve sevgi, en sonunda bir bedel öder.
Tek gözü bedeninden yükselir ve her şeyi görür. Wamuiru'nun mistisizmi buradan gelir. Sevgi gibi o da görünmeyeni görür.
Kadim Olanlar arasındadır. Materyal Düzlem'de canlıların birbirine neden çekildiğini, kurdun neden sürüsünü, kuşun neden yuvasını bırakmadığını soranlara Wamuiru'nun rahipleri altı parmaklarını gösterir. Tabaxi'lerin Bene soyu ona tapar ve onun armağanlarını bir yemin gibi taşır.
Oğlu Takibi, altıncı armağanın, fedanın çocuğudur. Ve bir annenin en ağır armağanı, bazen bir evladın en ağır yükü olur.
- Soy
- Nefese'nin çocuğu
- Alanlar
- Sevgi, Mistisizm
- Cinsiyet
- Nötr
- Görünüm
- Altı kollu insanımsı; tek gözü bedeninden yükselir
- İbadet edenler
- Tabaxi (Bene), Fighter ve Paladin
- Altı armağanı
- İlgi, Bağlılık, Sorumluluk, Saygı, Güven, Feda