Hektor'un gazabından sağ kurtulan üç kardeş vardı derler: çekimser kalan, bilge olan ve ödleklik yapan. Donahue'ya hangisi olduğunu sorarsanız, size cevap vermez. Size bir savaş baltası uzatır ve sizi akına davet eder.

Donahue, Birscha'nın aksine ölmedi. Ölmemiş olmanın utancını da hiç taşımadı. Çünkü Donahue'ya göre hayatta kalmak bir zafer değil, bir sorumluluktu. Kardeşleri yıldız oldu, Birscha toprağa karıştı. Ama birinin orkları ayağa kaldırması, onlara ateşin etrafında nasıl dans edileceğini, akına nasıl çıkılacağını, ganimetin nasıl bölüneceğini öğretmesi gerekiyordu.

Gelenek, Donahue'nun elinde bir kalkandır. Orklar onun öğrettiği şarkıları söyleyerek savaşa girer. Onun öğrettiği kurallara göre ganimeti böler ve onun koyduğu kanunla liderlerini seçerler. Bir ork şefinin en büyük günahı, Donahue'nun geleneğini çiğnemektir. Bunu yapan şefin kendi kabilesi tarafından devrilmesi de, yine o geleneğin bir parçasıdır.

Savaş akını ise onun nefesidir. Bir ork ordusunun tepeden aşağı inişini görmüş olanlar, o anda yerin titrediğini ve havanın kükrediğini anlatır. Donahue oradadır. Orduyu önden çekmez, arkadan itmez; ordunun kendisi olur.

Orklar iki tanrıya tapar ve ikisi arasında seçim yapmazlar. Birscha onlara geçmişin hesabını sorar, Donahue ise yarının fethini vaat eder. Bir ork savaşa çıkarken önce Birscha'ya kan, sonra Donahue'ya şarkı sunar.

Soy
Hecate'nin oğlu
Alanlar
Savaş Akını, Fetih, Gelenek
Görünüm
Ork
İbadet edenler
Orklar
Durumu
Hayatta