Dia'nın neye benzediğini bilen yoktur. Onu görmüş olanlar, onu bir kere görmüştür. Ve o an, onlar için zamanın büküldüğü andır.
Mermana'nın iki çocuğu vardı. Ağabeyi Cormana annesinin ölümüne öfkeyle baktı. Dia ise hiç bakmadı. Bakamadı. O gecenin bir anında, Hektor'un mızrağı ona da dönmüştü.
Amcası Dhoro, en sevdiği yeğeninin çocuğunu korumak için Zamanın Gardiyanı'na yakardı. Gardiyan bunu makul ve adil buldu ve ona kendi kudretinden bir zerre lütfetti. Dhoro o zerreyle bir kereliğine zamanı büktü. Bir anı geri aldı. Ve Dia'ya bir şans verdi.
Dia o şansla yaşadı. Ama zamanın bir kere büküldüğü bir varlık, bir daha hiçbir zaman zamanın içinde tam olarak duramaz. Dia her yerde biraz geç, her yerde biraz erkendir. Bir odaya girdiğinde, oradakiler onun bir an önce de orada olduğunu hisseder.
İkinci şansların tanrıçasıdır. Ölümün kıyısından dönenler ona tapar. Bir uçurumdan düşerken bir dala tutunanlar, bir okun kalbinin bir parmak yanından geçtiği askerler, bir hastalığın son gecesinde ateşi düşenler. Hepsi o anda bir şey hisseder: zamanın bir anlığına durduğunu. Ve o anda, birisinin onlara baktığını.
Ağabeyi öç için yaşadı, Dia ise yalnızca yaşamak için. İkisi yedi yüz yıl boyunca hiç konuşmadı derler. Cormana yıldızlara hapsedildiğinde Dia'nın ilk kez geceleri gökyüzüne baktığı anlatılır. Ve bir yıldızın, bir anlığına, bir öncekinden biraz daha parlak yandığı.
Dia'ya dua eden biri, dualarının başına şunu ekler: "Bir an daha."
- Soy
- Mermana'nın kızı, Cormana'nın kız kardeşi
- Alanlar
- İkinci şans, Bükülen zaman
- Görünüm
- Bilinmiyor
- İbadet edenler
- Ölümden dönenler, son anda kurtulanlar