High elfler ona "Güneş Işığı" der ve bu adı söylerken başlarını hafifçe yukarı kaldırırlar.

Fendithasa bir zamanlar bir high elf prensesiydi. Kanında büyü vardı; öğrenilmiş değil, doğuştan gelen bir büyü. High elf sorcerer'larının ilk atası o idi derler. Ama Fendithasa büyüsünü bir kitapta değil, kılıcının ağzında taşırdı. Savaşa girdiğinde kılıcı güneş gibi parlardı ve onu görenler gözlerini kapamak zorunda kalırdı.

Elf krallıklarından biri karanlığa gömüldüğünde, Fendithasa kılıcını göğe kaldırdı ve bütün büyüsünü o kılıca akıttı. Kılıç bir güneş oldu. Krallık kurtuldu. Fendithasa ise kılıcın ışığıyla birlikte söndü. O ışığın son kıvılcımı Empyrea'ya ulaştığında, onu ilk gören Aroheka oldu. Barışın tanrısı bir kılıca kefil olmazdı. Ama Fendithasa'nın kılıcı o gün kimseyi öldürmemişti; yalnızca karanlığı dağıtmıştı. Aroheka kıvılcımı avucuna alıp Dhoro'nun önüne koydu. Ve Dhoro ona yeniden yanmasını söyledi.

High elf sorcerer'ları büyülerinin onun kanından geldiğine inanır. Paladin'ler ve Fighter'lar ise onun kılıcına. High elf saraylarında her sabah güneş doğarken, en genç şövalye kılıcını güneşe doğru kaldırır ve ışığın kılıcın ağzından süzülmesini bekler. Buna "Fendithasa'yı selamlamak" denir.

Güneşin tutulduğu günler, high elfler için yas günüdür. O gün hiçbir kılıç kınından çıkmaz, hiçbir büyü yapılmaz. Güneş Işığı bir kere söndü derler. Bir kere daha sönerse, kimse onu yeniden yakamayacak.

Diğer adı
Güneş Işığı
Bursary
Aroheka'nın hamiliğinde
Alanlar
Asalet, Güneş, Kılıç ve büyünün birliği
Görünüm
High Elf
İbadet edenler
High Elf sorcerer'lar, Paladin'ler ve Fighter'lar